kutsalkutsalkaraaslan
0 Takipçi | 14 Takip
25 10 2015

Eureca!!

"...Konsept ise eldeki tasarım için benimsenen düşünceye veya felsefeye denir." Devamı

25 10 2015

Görev başına...

Evet, düşünce vahiy yoluyla gökten inmez; onu tetiklemek gerekir. Bu tetikleme üç yolla gerçekleşebilir: 1.tasarım programını, 2. eldeki araziyi veya çevreyi ve de 3. benzer ve uygulanmış diğer örnekleri çok iyi inceleyerek. İşin acı tarafı tasarım öğrencileri bu üç konuda ciddi bir umursamazlık içindedirler. Gerçekten umursanan iki şeyden biri “sonuçta projeden ne not alınacağı” ikincisi “yoklamadan kalmamak”tır. Bu açıdan değerlendirildiğinde, öğretim elemanları acilen, not verme dışında, yaratıcı teşvik ve ödüllendirme yöntemleri bulmalıdır. 8 İşini ciddiye almamak ve motivasyon eksikliği öğrenciye yaptığı işi sevdirebilmekle ilgilidir. Sevmeksizin yapılan işlerden başarı beklemek boşunadır. Meslek sevgisi tasarım mesleklerinde en iyi motivasyondur. Eğitim kadrolarının böylesine asli görevleri vardır. Devamı

25 10 2015

"Eureca"ya beş kala...

Üretilecek projeler için fikir, Hz. Muhammed’e, Kuran’ın Hira Dağı’nda, vahiy yoluyla inmesi gibi, gökten inmez. Size hiç bir güç “çiz” deyip bu sihirin yolunu açmayacaktır. Tanrı’dan böyle bir buyruk, böyle bir mucize beklemeniz boşunadır. Gece-gündüz, akşam-sabah, yolda yürürken, yatakta yatarken sürekli projenizi düşünmeniz gerekecektir. Bunu yaparsanız, şanslıysanız, akıllı ve de yaratıcıysanız, belki bir müddet sonra siz de projeniz için iyi bir fikir yakalar ve “eureca” diye bağırabilirsiniz Devamı

25 10 2015

Proje kurgulaması...

Bir piyanistin evinin plansal olarak piyano formu kazanması o projede bir konsept yakalamış olmayı asla ifade etmez. Tam tersine, bu saçma bir yaklaşımdır. Ya bu kişi saksafoncu, trompetçi veya bir kemancı olsaydı ne olacaktı? Plansal olarak piyanoya benzeyen evi kim nereden bakıp bu şekilde algılayabilecektir? Böylesine yaklaşımlar “orijinal” olmaktan uzaktır. Öğrenciler bir şarap fabrikasını üzüm salkımı, sigara fabrikasını sigara paketi veya spor yapılarını olimpiyat ambleminin halkaları ile formsal olarak ilişkilendirme eğiliminde olmaktadır. Kimisi binalarını adının ve soyadının baş harflari şeklinde yapmak eğilimindedir. Bir diğeri, “evin en önemli unsuru olduğu için” yapıyı anahtar formuna benzetmeye çalışmaktadır...Bu naif yaklaşımların bir projenin düşünsel yapısı veya kurgusu ile hiç bir alakası olamaz. Öncelikle mimarın Fazıl Say gibi bir sanatçının nasıl yaşadığını, çevresindeki insanları, misafirlerini, ne yemek yediğini, kısacası onun dünyasını keşfetmesi ve anlaması gerekir. Hatta, eskilerin deyimiyle, onu tanımak için bir süre yaşamını yakından izlemesi gerekir. Say’ın evi piyanoya benzemekten ziyade, onun yaşam biçimine benzemek zorundadır. Bu ise sadece araştırma yaparak bulunur ve anlaşılır. Takıntılar üzerine proje kurgulaması yapılamaz Devamı

25 10 2015

Sevgi...

Ondan “sevgi” üzerine bir yontu üretmesi istendiğinde, önce şunu sorması gerekir: neyin sevgisi? Doğa, insan, kuşlar, deniz, çocuk...? Çocuk sevgisi yanıtı bulunduğunda heykeltraşın işi kolaylaşır, ama bitmez. Bu tanımlama giderek daha anlaşılır hale getirilir: “II. Dünya Savaşı’nda öldürülen Yahudi çocuklarına duyulan sevgi” meseleyi tam olarak tanımlar. Oysa tek başına sevgi çok geniş kapsamlı, elle tutulması zor ve çok soyut bir kavramdır. Tanımlama gelişmedikçe kavramın bir nesneye, şekle veya üç boyutlu hale dönüşmesi zorlaşır. Devamı

25 10 2015

Anlat

"Her proje, izleyenine bir şeyler anlatmak ister..." Devamı

25 10 2015

Başlıklıyoruz

Hiçbir ressam tuvalinin başına “kübist” veya “empresyonist” resim yapacağını kararlaştırarak oturmaz. Ressamlar ellerindeki teknik olanakları ve de iç dünyalarını birleştirerek, hayal ettiklerini veya gördüklerini resme dönüştürürler. Ortaya çıkan ürün çoğu kez rastlantısal veya içgüdüseldir. Ancak ürettikleri resimler konusunda konuşmaları istendiğinde birçok ressam TV kameraları karşısında saçmalar. İçgüdüsel olarak ürettiği resme mantıksal veya felsefi kulplar arar. Oysa ürün neyse odur. Beğenilir veya beğenilmez. Ama kimi öncü ressam eserleriyle koca bir sanat akımını başlatabilmiş ve nice sanatçıyı peşinden sürükleyebilmiştir. Salvador Dali sürrealizmin, Picasso ise kübist akımın öncüsü olmuştur. Resim sanatına izlerini bırakan bu insanlar “özgün” eserler yaratabilmişlerdir. Onları farklı kılan da bu özgünlükleri olmuştur. Herkes Modigliani’yi incelip uzayan insan yüzlerinden, Van Gogh’u sinirli ve sihirli fırça darbelerinden veya Gaugin’i geniş yüzeylere sürdüğü Karayip’lerin canlı renklerinden tanır. Onlar da birer özgün ressamdır.  Devamı

25 10 2015

Bugün başlıyorum

İster master, ister doktora tezi olsun, bilimsel araştırmalar bir veya birkaç temel hipotez üzerine kurgulanır. Araştırmacı, üzerinde yıllar harcadığı araştırmasını bir veya birkaç kısa cümleyle özetliyemiyorsa, o zaman ortada bir sorun olduğu hemen anlaşılır. Hedefini kısaca açıklayamayan kişi belki çok çalışmıştır ama, ne yaptığını tam olarak anlayamamıştır. Bundan emin olabilirsiniz. Eğer bu kişi size konusunu uzun uzadıya açıklamaya başlarsa, onun ne yaptığına tam olarak emin olmadığını, değişik alanlarda gezinip, hedefine tam olarak varamadığını anlarsınız. Oysa, okyanusta giden her geminin hedefi karaya, yani bir limana varmaktır. Bu limana değişik rotalar izleyerek gidilebilir ama, ana hedef bellidir; bu hedef çok açık ve nettir. Hedefi belli olmayan araştırmalar, ulaşacağı limanı tanımlanmamış olan ve okyanusta başıboş dolaşan gemiler gibidir. Derin sularda gezer dururlar, ama asla bir adaya çıkamazlar.  Devamı

06 11 2014

Meatless

Meatless |  görsel 1

Dün öğle vakitlerinden beri et yemiyorum. İnsanın aslında otçul olduğuna inanmaktayım. Bu uzun sürer mi bilmem ama az önce oda arkadaşlarımın yanımda kızarttığı sucukları görünce midem bulandı bir kötü oldum. Kokusu bildiğimiz, her zaman burnumuza geldiğinde midemizin gurul gurul oynadığı et. Ama artık ben, vejetaryenim.. Devamı

04 11 2014

"Karavanlık"

Karavanlık |  görsel 1

Bir gün karavanla seyahat edecek olursam, ya da karavanda yaşayacak olursam diye, kalsın bir kenarda... Bundan 20 sene sonra açtığımda sayfamı, bunu görmek isteyeceğim eminim :) Devamı